Divan edebiyatı bülbülden ayrı düşünülemez.O, şakıyışlarıyla ağlayıp inleyen,durmadan sevgilisinin güzelliklerini anlatan ve ona aşk sözleri arzeden bir âşığın timsâlidir.Bazan âşığın kendisi,bazan canı,bazan da gönlü olur.Bülbül güle âşık kabûl edilir.Bu durumuyla âşığa çok benzer.Üstelik güzel sesi de aşığın güzel sözleri,şiirleridir.Nasıl bülbül gülsüz olamazsa,aşık da mâşûksuz olmaz.Gülün dikenleri nasıl bülbülün çiğerini delerse,sevgilinin eziyetleri de âşığın bağrını deler.Kısaca bülbülün her özelliği âşıkta mevcuttur.
Bülbül seher vaktinde gülü karşısına alarak öter.Gül,onun için yaprakları yeni açılmış bir kitaptır.Gül,onun için yaprakları yeni açılmış bir kitaptır.Âdeta bülbül o kitabı okur.Bülbülün bütün neşesi gül ile kaimdir.Gülden ayrı olunca inleyişler içinde kalır.Gülü görünce mest olur.Onun sıfatları,hoş-nevâ,gûyâ,medhhân ,bîçare ve şeydâlıktır:Bütün bu sıfatlarıyla o,güzeli ve güzelliği övmede bir üstâddır.Ama bazan şâir bu konuda bülbüle ders okutur.
Gül,nâz ;bülbül,niyâz için yaratılmış gibidir.Bülbül bütün bu niyâzlarıyla bir destan yazmaktadır.Bu destanın içinde gözyaşı vardır,ciğer kanı da.Her yeri elem,acı ,cevr ü cefâ doludur.
Gül ü Bülbül ve Babülnâme adlı alegorik mesnevilerde(msl.Bakaî ve Kara Fazlî’nin eserleri)bülbülün bütün bu özellikleri daha belirgindir.
Osman Nevres tarafından kaleme alınmış bir şarkıda bülbül ile gül anlatılmaktadır.
Senden bilirim yok bana bir fâide ey gül
Gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül
Etsem de abestir sitem-i hâre tahammül
Gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül
Gördüm açılırken bu seher goncayı hâra
Sordum nola bu cevr ü cefa bülbül-i zârâ
Bir âh çekip hasret ile dedi ne çâre
Gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül
Nedîm’İn mezar taşında şu beyit yazılıdır:
Ey Nedîm ey bülbül-i şeydâ niçin hâmûşsun
Sende evvel çok nevâlar güft ü gûlar var idi
İskender PALA
Ansiklopedik Divan Şiiri Sözlüğü
